Sahneden: Mizahın Psikolojisi

Birlikte gülmek ilişki hakkında ne söyler?

Kısa cevapAraştırmalar olumlu mizahın ilişki doyumuyla olumlu, kırıcı mizah türlerinin çoğunun ise olumsuz bağlantılı olduğunu gösteriyor. Kişinin kendini komik bulmasından çok, partnerin onu komik bulması ve çiftin paylaştığı mizah önemli. Bunlar ilişki bulguları; daha çok gülmenin tek başına sorunları çözeceğini kanıtlamaz.

Stand-up salonunda en güzel manzaralardan biri, yan yana oturan iki kişinin aynı espride birbirine dönüp gülmesidir. Espri sahnede yapılır ama kahkaha aralarında olur; sanki “bu biziz” der gibi. Bu sahne bize sadece hoş bir an mı gösteriyor, yoksa ilişki hakkında bir şey mi söylüyor?

Psikoloji araştırmalarına bakınca cevap ikincisine daha yakın: mizah ile ilişki doyumu arasında gerçek bir bağ var. Ama her mizah değil ve her şekilde değil.

43 örneklem, 15 binden fazla kişi

İletişim araştırmacısı Jeffrey Hall, romantik ilişkilerde mizah ile ilişki doyumu arasındaki bağlantıyı inceleyen çalışmaları bir meta-analizde bir araya getirdi: 39 yayından 43 ayrı örneklem ve toplam 15.177 katılımcı. Hall, mizahı üç açıdan ayırdı:

  • Kişisel mi, ilişkisel mi? Kişinin kendi mizah anlayışı mı, yoksa çiftin birlikte ürettiği mizah mı?
  • Olumlu mu, olumsuz mu? Yakınlaştıran mizah mı, kıran mizah mı?
  • Araçsal mı? Mizah bir şeyi elde etmek ya da bir durumu idare etmek için mi kullanılıyor?

Sonuçlar oldukça net bir tablo çiziyor:

  • İncelenen altı olumlu mizah türünün hepsi ilişki doyumuyla olumlu yönde ilişkiliydi.
  • Beş olumsuz mizah türünden dördü ilişki doyumuyla olumsuz yönde ilişkiliydi.
  • Araçsal mizah ise doyumla ilişkili bulunmadı.

“Ben komiğim” yetmiyor

Meta-analizin belki de en ilginç bulgusu şu: Kişinin kendi bildirdiği mizahın ilişki doyumuyla bağlantısı küçüktü. Buna karşılık partnerin algıladığı mizahın bağlantısı orta, ilişkisel mizahın, yani çiftin birlikte paylaştığı mizahın bağlantısı ise büyüktü.

Gündelik dile çevirirsek: Kendinizi ne kadar komik bulduğunuz o kadar önemli değil. Önemli olan partnerinizin sizi komik bulması ve ikinizin birlikte gülebileceği bir alanınızın olması. İç şakalar, sadece ikinizin anladığı göndermeler, aynı anda göz göze gelip gülmek; ilişkinin kendi dili gibi.

Aynı anda gülmek

Psikologlar Laura Kurtz ve Sara Algoe ise soruya başka bir yerden baktı: Kişilere mizah anlayışlarını sormak yerine, gerçek kahkahayı ölçtüler. 71 heteroseksüel çiftin nasıl tanıştıklarını anlattıkları konuşmalar kayda alındı ve kendiliğinden gelen gülüşler tek tek kodlandı.

Sonuç: Diğer tüm gülme anları hesaba katıldığında bile, konuşmada partnerle aynı anda gülmeye ayrılan pay, çiftlerin ilişki kalitesi, yakınlık ve sosyal destek değerlendirmeleriyle kendine özgü biçimde olumlu ilişkiliydi. Yani tek başına gülmek değil, birlikte gülmek fark yaratıyordu.

Araştırmacılar bu yüzden birlikte gülmeyi, ilişkinin iyi gidip gitmediğine dair gözlemlenebilir bir işaret olarak öneriyor. Bir çiftin sözlerinden çok kahkahalarına bakmak, bazen daha fazla şey anlatabilir.

Her şaka aynı değil

Bu bulguları “Ne kadar çok şaka, o kadar iyi ilişki” diye okumamak gerekiyor. Hall’un meta-analizinde olumsuz mizah türlerinin çoğu ilişki doyumuyla olumsuz ilişkiliydi. Karşı tarafı küçümseyen, aşağılayan ya da “şaka yaptım” kalkanının arkasına saklanan espriler yakınlaştırmaz, yaralar.

Bunu ayırt etmenin basit bir yolu, esprinin kimi dışarıda bıraktığına bakmak: İkinizi birlikte güldüren bir espri “biz” duygusunu güçlendirir; birinizin güldüğü, öbürünüzün yutkunduğu bir espri ise aradaki mesafeyi büyütür. Bu ayrımı “Şakaydı” demek yeterli mi? yazısında daha ayrıntılı ele aldık.

Gülmek stres için de iyi mi?

“Gülmek en iyi ilaçtır” sözünü hepimiz duymuşuzdur. Araştırmalar bu sözün bir kısmını destekliyor, bir kısmına ise temkinli yaklaşıyor.

Caroline Kramer ve Cristiane Leitão’nun 2023’te yayımlanan meta-analizi, kendiliğinden gülmenin stres hormonu kortizol üzerindeki etkisini inceleyen müdahale çalışmalarını bir araya getirdi: toplam 315 katılımcılı sekiz çalışma. Bu çalışmaların çoğunda katılımcılar mizahi ya da komedi videoları izledi. Sonuç: Gülme müdahaleleri, kontrol gruplarına kıyasla kortizol düzeyinde ortalama yüzde 31,9’luk daha büyük bir düşüşle ilişkiliydi; tek bir gülme seansı bile anlamlı bir düşüş sağladı.

Natalie van der Wal ve Robin Kok’un daha geniş kapsamlı meta-analizi ise gülme temelli terapilerin depresyonu iyileştirebileceğini öne sürüyor. İlginç bir ayrıntı: Bu analizde, mizaha dayanmayan “taklit” gülmenin (örneğin gülme yogası), bir şakaya gülmekten daha etkili bulunduğu görüldü. Ama yazarlar bir uyarı da ekliyor: İncelenen çalışmaların genel kalitesi düşük ve yanlılık riski yüksek; bu yüzden daha sağlam araştırmalara ihtiyaç var.

Yani gülmenin stresi azaltmaya yardımcı olduğuna dair umut verici kanıtlar var. Ama gülmek bir tedavinin yerini tutmaz; en fazla iyi bir yol arkadaşı olabilir.

Korelasyon, kader değil

Bu araştırmaların sınırlarını da bilmek önemli:

  • Bulgular çoğunlukla ilişki bulgularıdır. Birlikte gülen çiftlerin daha mutlu olduğunu gösterir; birlikte gülmenin mutluluğu yarattığını tek başına kanıtlamaz. Mutlu çiftler daha çok gülüyor da olabilir.
  • Kurtz ve Algoe’nun çalışması heteroseksüel çiftlerle yapıldı; sonuçları bütün ilişki biçimlerine genellemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
  • Mizah zevkiniz farklı diye uyumsuz olduğunuz sonucu çıkmaz.

Yine de bulguların gündelik hayata dair düşündürdüğü bir şey var: Yoğun, yorucu dönemlerde birlikte gülebileceğiniz küçük anlar yaratmak, ilişkiye iyi gelen şeylerden biri olabilir.

Sahneden bir not

Stand-up, özünde bir odayı dolduran insanların aynı anda gülmesidir. Aynı şeye gülmek, bir an için aynı şeyi görmek demektir. Laf Aramızda da tam olarak bunun üzerine kurulu: ilişkilerde hepimizin tanıdığı hâllere, birlikte gülmek.

Sık sorulanlar

Aynı şeylere gülmüyorsak uyumsuz muyuz?
Hayır. Araştırmalar mizahla ilişki doyumu arasında ortalama bağlantılar buluyor; farklı mizah zevkinin bir ilişkiyi tek başına belirlediğini göstermiyor. Önemli olan mizahın kırıcı değil, paylaşılan ve yakınlaştırıcı olması.
Mizah ilişkiyi kurtarır mı?
Bu araştırmalar ilişki bulgularıdır, neden-sonuç kanıtı değildir. Mutlu çiftler daha çok gülüyor da olabilir, birlikte gülmek yakınlığı artırıyor da olabilir; büyük olasılıkla ikisi birbirini besler. Ciddi ilişki sorunlarında mizah tek başına çözüm değildir.

Kaynaklar

  1. Hall, J. A. (2017). Humor in romantic relationships: A meta-analysis. Personal Relationships, 24(2), 306–322. doi:10.1111/pere.12183
  2. Kurtz, L. E. ve Algoe, S. B. (2015). Putting laughter in context: Shared laughter as behavioral indicator of relationship well-being. Personal Relationships, 22(4), 573–590. doi:10.1111/pere.12095
  3. Kramer, C. K. ve Leitão, C. B. (2023). Laughter as medicine: A systematic review and meta-analysis of interventional studies evaluating the impact of spontaneous laughter on cortisol levels. PLoS ONE, 18(5), e0286260. doi:10.1371/journal.pone.0286260
  4. van der Wal, C. N. ve Kok, R. N. (2019). Laughter-inducing therapies: Systematic review and meta-analysis. Social Science & Medicine, 232, 473–488. doi:10.1016/j.socscimed.2019.02.018

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Bir hata ya da eksik görürseniz bize yazın.